.
Farklı renk ve büyüklükte çok sayıdaki kubbeden oluşan tatil köyü, ünlü mimar Nader Khalili'nin sıkıştırılmış toprak ve kumla doldurularak istiflenmiş kum torbaları kullanılan basit SuperAdobe tekniği ile inşa edilmiştir.
Bu yeşil okul projesi doğal kaynaklar bakımından zengin ancak fırsat, eğitim ve ekonomik kaynaklar açısından fakir olan bir bölgede, mimarinin kullanıcılarını ve çevredeki toplumu nasıl canlandırabileceği sorusuna bir örnektir.
Peki, insanlar klimalardan önce soğutma için ne kullandı? Herhalde uzun sıcak yazlar boyunca hayatları dayanılmaz olmalıydı. Yoksa öyle değil miydi?
Zaha Hadid Architects, Belçika'nın Antwerp limanında bulunan tarihi itfaiye merkezinin üstüne enteresan bir sembol bina tasarladı.
Yeni araştırma, henüz doğmamış bebeklere zarar veren zehirli havanın, annelerin akciğerleri üzerinden plasentaya geçtiğine dair doğrudan kanıtları gösteriyor.
Eşitlik ve birlik duygusu yaratan dairesel tasarımlı öğrenci yurdu, bölgeye çok fazla ihtiyaç duyulan mimari enerjiyi ekleyerek doğal merkez olarak işlev görüyor.
Mimar Shigeru Ban ve Jean de Gastines, Paris’te Seguin Adası’nda inşa edilen, güneş enerjisi ile çalışan çarpıcı Seine Musicale’i tasarladılar.
Portekiz'in en kuzeyindeki Douro'da üzüm bağları ile kaplı bir yamacın üzerinde prefabrik olarak inşa edilen altı odalı çevre dostu otel Casa do Rio, tarım turizmine (agro-turizm) hizmet ediyor.
Doğanın içinde kafa dinlemek isteyen iki kardeş kaya tırmanışı gezisinde keşfettikleri araziyi önce ağaçlandırdılar sonra hayallerindeki taş evi inşa ettiler.
Pasaportunu çıkar ve bavulunu hazırla. Ama acele et. İklim değişikliği onlara daha fazla zarar vermeden önce dünyanın tarihi harikalarından bazılarını görmeye gidecekseniz yapacak çok seyahatiniz var.
Tek katlı ahşap bina ara sıra şehrin stresinden uzaklaşarak doğanın içinde zaman geçirmek isteyen ev sahipleri için ikinci bir ev olarak tasarlandı.
Hem toplu konutlar hem de özel konutlardan oluşan yüksek yoğunluklu bir bölgede bulunan SkyVille projesinin üç ana teması - topluluk, çeşitlilik ve sürdürülebilirlik, Singapurlu mimarlık firması WOHA'nın tasarımının temelini oluşturmaktadır.
Mimarlar, dalgaların hareketini taklit eden akıcı bir cephe ile geleneksel tuğla yapıya yeni bir yorum getirdi.
Çevremizdeki pek çok yapıyı şekillendiren betonun en temel bileşeni olan çimentonun doğada bıraktığı ayak izleri de çok belirgin. Dünyaya salınan toplam karbondioksitin yüzde 8'ini çimento sektörü üretiyor.
Dünyanın en yeşil binalarından biri olarak tasarlanan, Sürdürülebilir Peyzaj Merkezi “CSL” kendi enerjisini üretiyor, tüm yağmur ve atık sularını toplayarak geri dönüştürüyor.
1933 yılında botanikçi Prof. Dr. Alfred Heilbronn ve Prof. Dr. Leo Brauner Atatürk tarafından İstanbul Darülfünunu’na batı ülkelerindeki yeni yöntemleri öğretmesi için davet edildi.
Bölgede malzeme ve işçiliğin yetersiz olması nedeniyle inşaatın prefabrik olarak yapılmasına karar veren tasarımcılar, sahaya getirilip monte edilebilecek yük konteynerlerini yeniden kullanmayı tercih etti.
Konik şeklindeki balkonlara sahip hareketli cephesiyle dikkat çeken şehir merkezindeki konut binası tuğla kaplanmıştır.
Yeni araştırmaya göre tuzdan arındırma tesisleri önceden düşünülenden daha fazla toksik madde içeren aşırı tuzlu atık su üretiyor ve denize döküyor.
Yelken şeklindeki ikiz kuleleri ile görsel açıdan çarpıcı bir siluet sunan Bahreyn Dünya Ticaret Merkezi, rüzgar türbinlerini tasarımına entegre eden dünyanın ilk gökdeleni olarak tarihe geçmiştir.