Şehirlerin iklim kriziyle mücadelesi için 7 ilke

YEŞİL BİLGİ 23 Aralık, 2019

İklim değişikliği ile mücadele, yoğun, karma kullanımlı ve yürünebilir şehirler inşa etmek anlamına gelir.

Kentsel tasarımcı Peter Calthorpe'un hem banliyö hem de kentsel yayılımı ortadan kaldırmak için yedi adımlı bir planı var.

Kentsel yayılma herhangi bir yoğunlukta her yerde olabilir.

Şehir placısı Peter Calthorpe TED'de yaptığı konuşmada içinde bulduğumuz durumun karmaşıklığına dikkat çekerek “aynı zamanda hem iklim değişikliğini çözmek için çalışacağız, hem de 3 milyar kişi için şehirler inşa edeceğiz” dedi.
2050’ye gelindiğinde, kent nüfusunun iki katına çıkacağını belirten Calthorpe, eğer bu büyümeye uyum sağlamak için sürdürülebilir ve pratik bir yapı kurmayı başaramazsak, Dünyadaki tüm iklim çözümlerinin insanlığı kurtarmaya yardımcı olacağından emin olmadığını söyledi.
Şehirlerin iklim kriziyle mücadelesi için 7 ilke
Kentsel yayılma insanları izole ediyor.

Calthorpe, bu durumda hedeflemek için gerçek bir düşmanın olduğunu, bunun da kentsel yayılma olduğunu söyledi. Çoğu insan yayılmayı düşündüğünde, metropolleri çevreleyen ve sonunda banliyöde ve kırsal kesimde kaybolmuş olan alçak binaları düşünürler. Ama yayılma, herhangi bir yoğunlukta her yerde olabilir: Anahtar niteliği, insanları izole etmesidir.

İnsanları ekonomik ve arazi kullanımıyla ilgili bölgelere ayırmak, doğadan koparmak ve araç taşımacılığını önceliklendirmek (yayılmanın tüm temel özellikleri), şehirlerin iklim değişikliğini engelleyici bir şekilde gelişmesini sağlayan, birbirine yakın, iletişimsel bir büyümeye izin vermez.

Gelecekteki kompakt gelişme karbon ayak izini azaltabilir.

“Düşünmemiz gereken şey yayılmanın panzehirinin ne olduğudur. Tam olarak asıl soru budur” diyen Calthorpe’un yazılım ve kentsel modelleme şirketi Calthorpe Analytics, plancılara ve geliştiricilere gelecekteki geliştirme modellerinin etkisini test etmenin bir yolunu sunan UrbanFootprint adlı bir araç geliştirdi.

Calthorpe Analytics, UrbanFootprint'i kullanarak 2050’de Kaliforniya eyaleti için iki farklı senaryo ortaya koydu.

Bunlardan biri, devletin “işini her zamanki gibi sürdürdüğü” yayılma odaklı bir gelişme, diğeri ise yoğun konut ve karma kullanımlı sokaklara öncelik vererek, kompakt kalkınma odaklı bir gelişmedir.

Yayılma modelinin aksine, kompakt gelişme, Kaliforniya’nın hipotetik karbon ayakizini araçların kat ettiği kilometreyi azaltarak yarıya indirdi ve kirli havayı solumak ve hareketsiz yaşam tarzını benimsemekle ilişkili sağlık bakım maliyetlerini düşürdü.

“Neden sadece kirletmeyi durdurmuyoruz? Neden ayaklarımızı ve bisikletimizi daha fazla kullanmıyoruz?”

Kompakt gelişmenin ekonomik açıdan uygulanabilirliği, hatta tipik olarak araç yanlısı ve yönetmelik karşıtı muhafazakar politikacılara etki etme potansiyeline sahip.

Calthorpe, halihazırda kalkınma stratejisini elden geçirmenin tam ortasında bulunan bir örnek olan Çin'e yöneldi.

Karma kullanımlı sokakları olmayan ve insan etkileşimi için fırsatlar barındırmayan yüksek ve yoğun kullanımlı yapı blokları, uzun zamandır Çin’in sürdürülebilirlik hedeflerine bir tehdit oluşturuyor.

Calthorpe, şehirlerin iklim krizi ile mücadelesi için 7 temel ilke geliştirdi.

  1. Doğal ekolojileri korumak;
  2. Karma kullanımlı ve karma nüfuslu mahalleler oluşturmak;
  3. Yürünebilir caddeler ve insan ölçekli mahalleler tasarlamak;
  4. Bisikleti teşvik etmek;
  5. Yol sistemlerinin bağlantısını arttırmak;
  6. Verimli toplu taşıma sistemleri geliştirmek;
  7. Yoğunluğu toplu taşıma kapasitesiyle eşleştirmek.

Çin, bu ilkeleri şehirlerine entegre etme sürecinde iken, bunlar dünya çapında kabul edilebilecek ve benimsenmesi gereken kurallardır.

Sadece insanlar için neyin işe yarayacağını teşvik ederek ve sosyal refahı, ekonomik eşitliği ve bağlılık duygusunu geliştirerek, küresel bir toplum olarak iklim değişikliğiyle mücadele şansımız olur.

Kaynak: fastcompany.com

Fotoğraf: unsplash.com  Matt Jones

Alican Engin

İlginizi Çekilebilecek Odaklar

Facebook Yorumları

YORUMLAR