Bu şehir taşkınları önlemek için doğayı kullanıyor

ÇEVRE 31 Ekim, 2019

Muson mevsiminde Hindistan'ın Gorakhpur kentinde her zaman sağanak yağışlar olur, ancak şehir son birkaç yıldır rekor kıran yağışlar gördü.

Şehrin sakinleri genellikle sokaklarını sular altında, evlerini ise su basmış olarak bulurlar.

Durgun sel suları, Gorakhpur'u, dang humması, sıtma ve Japon ensefaliti gibi hastalıklar için bir merkez haline getirdi. Yalnızca 2007-2010 yılları arasında bu hastalıklardan 500'den fazla kişi öldü.

Problem sadece iklim krizi değil
Bu şehir taşkınları önlemek için doğayı kullanıyor

İklim krizi zaten birçok şehirde olduğu gibi Gorakhpur'daki yağış rejimini değiştirdi ve selleri körükledi. Ancak, kentin savunmasızlığı yalnızca sıcaklığın artmasıyla ilişkili değildir.

Şehir büyüdükçe, yeni binalar, sokaklar ve çöp depolama alanları, yağmuru emen ve doğal taşkın kontrolleri olan yeşil alanları, çiftlikleri ve gölleri ele geçirdi.

Gorakhpur'daki su kaynaklarının sayısı 1970'lerde 103 iken çarpık kentleşmeden solayı 2012'de 18'e düşmüştür.

Bu sorunlar sıcaklıklar yükseldikçe ve Gorakhpur’un nüfusu arttıkça daha da kötüleşmeye hazırlanıyor.

WRI ve Global Commission on Adaptation raporunun ortaya koyduğu gibi, şehir şu anda dayanıklılığı ve doğal altyapıyı inşa etmek için düşük teknolojili ve nispeten düşük maliyetli bir çözüm deniyor.

İklim uyumunda doğaya dayalı çözümleri kullanmak
Bu şehir taşkınları önlemek için doğayı kullanıyor

Şehirlerde Dönüştürücü İklim Uyumu İçin Potansiyelin Açılması (Unlocking the Potential for Transformative Climate Adaptation in Cities) raporu, iklim etkileri ve çarpık kentleşmeyle boğuşan Gorakhpur gibi şehirler için daha dayanıklı ve kapsayıcı bir geleceğe giden yolu ortaya koymaktadır.

Anahtar önerilerden biri sel, ısı ve diğer büyüyen risklere cevap vermek için doğaya dayalı çözümleri entegre etmektir.

Diğer öncelikler arasında iklim riskleri ile ilgili bilgilerin mekansal planlama ve kentsel hizmetlerin sunumunda yaygınlaştırılması ve vatandaşların önderliğindeki gruplarla ortaklıklar yoluyla savunmasız topluluklarda eylemlere öncelik verilmesi yer alıyor.

Gorakhpur’un adaptasyon için doğaya dayalı çözümleri kullanması dünyadaki şehirler için dersler sunuyor.

Yaklaşık on yıl önce, şehir yetkilileri, Asya Kentleri İklim Değişikliği Direnç Ağı'nın (ACCCRN) desteğiyle bir iklim direnci stratejisi geliştirmeye başladı.

Gorakhpur Çevre Eylem Grubu (GEAG) liderliğindeki sivil toplum örgütleri, savunmasız ve düşük gelirli topluluklar için doğa temelli adaptasyonu teşvik ediyor.

İklime dayanıklı tarım uygulamaları için kentin çevresindeki çiftçilerle ortaklık yapıldı.
Bu şehir taşkınları önlemek için doğayı kullanıyor

Amaç, tarımsal üretkenliği ve geçim kaynaklarını iyileştirerek çiftçilerin topraklarını emlak geliştiricilere satma konusunda baskı hissetmemeleri, böylece kentin su baskınlarına karşı en büyük doğal savunma alanlarından biri olarak hareket eden açık alanların korunmasının sağlanmasıydı.

Çiftçiler, toprak sağlığını ve drenajını iyileştirmek için tek ürün tarımından çok ürünlü tarım üretimine geçti.

Yakındaki nehirlerdeki zararlı akışları azaltan ve üretimlerini yerel pazarlarda rekabet avantajı sağlayan organik uygulamalar benimsenmiştir.

Hava durumu danışmanlığı grubu, çiftçilere sulama ve hasadı planlamak için kısa mesaj tabanlı erken uyarı sistemi kullanmalarında yardımcı oldu.

Genel olarak, bu çabalar mahsul verimini artırdı ve çiftçilerin gelirlerini üçte bir oranında artırdı.

Proje sadece mevcut tarım alanlarını korumakla kalmadı, aynı zamanda ekilen arazi miktarını da artırdı.

Bu yeşil alanın tümü şehre daha iyi taşkın kontrolü sağlıyor ve yer altı akiferlerinin şarj edilmesine yardımcı oluyor.

Gorakhpur Çevre Eylem Grubu, başka bir pilot projede, su kaynaklarını ve drenaj kanallarını korumak için şehir merkezine yakın gecekondu mahalleleri ile çalıştı.
Bu şehir taşkınları önlemek için doğayı kullanıyor
Tıkanmış drenaj kanalları, sokak selinin ve durgun suyun ana nedenidir. Mahalleler, drenaj kanallarını temiz tutmak için evsel atık ve geri dönüşüm toplama organize etti.

Çabalar bu mahallelerin su basmasına karşı daha dayanıklı olmalarına yardımcı olurken, birçok gecekondu mahallesinde bulunmayan temel altyapı ve kamu hizmetlerinin yerine geçmedi.

Doğaya dayalı çözümleri ve dönüştürücü adaptasyonu arttırmak

Bu doğa temelli çözümler artan iyileştirmelere yol açarken, GEAG kısa bir süre sonra, çabalarının, şehir yönetiminin daha büyük problemleri tarafından baltalandığını fark etti.

Yerel şehir yetkilileri, atık toplama, su, sanitasyon ve drenaj gibi temel hizmetler konusunda kararlar almak için idarelerden ve finansal araçlardan yoksundu.

Arazi kullanım planları nadiren uygulanıyordu ve yeşil alanlara ve taşkın kontrolü için önemli olan diğer alanlara plansız genişleme sağlandı.

Bu nedenle GEAG, Gorakhpur’un genişlemesini yönetmek için düzenlemeler ve teşvikler koymak üzere şehir yetkilileri ve bölgesel kuruluşlarla birlikte çalıştı.

Şehir arazi mülkiyeti konusundaki şeffaflığını ve veri toplamasını geliştirmiştir.

Şehir şimdi bu bilgiyi özellikle sel kontrolü için önemli olan çiftlikler ve açık alanlarda daha etkin bir şekilde uygulamak için kullanıyor.

Yerel verileri kapsayıcı bir şekilde toplamak ve kullanmak için yönetişim mekanizmaları oluşturmak, dönüştürücü adaptasyona doğru atılan bir adımdır.

Gorakhpur'un ötesinde: her yerde doğa tabanlı uyum

Gorakhpur, iklim değişikliğinin yakın ve büyümekte olan bir tehdit oluşturduğu, dünyada hızla büyüyen birçok şehirden sadece biri.

Araştırmalar, sel, fırtına dalgası ve deniz seviyesinin yükselmesinin 800 milyondan fazla insanı etkileyebileceğini ve yüzyılın ortasında şehirlere yılda 1 trilyon dolara mal olabileceğini gösteriyor.

Denize kıyısı olmayan şehirlerde, artan sıcaklıkların yağış miktarını ve yoğunluğunu arttırması bekleniyor.

Gecekondu mahallelerinde yaşayan 880 milyondan fazla kişiye ev sahipliği yapan küresel güneydeki hızlı büyüyen şehirler, bu büyüme riskleriyle başa çıkmak için genellikle en az kaynak tüketilen ülkelerdir.

Gorakhpur'da gerçekleşen eylem türünü arttırmak ve yaymak için şehirler, bölgesel otoriteler ve ulusal hükümetler daha derin bir anlayış, daha iyi planlama ve etkin finansman ile tüm kentsel alanların adaptif kapasitelerini güçlendirmelidir.

Fırtına dalgalarını hafifletmek için mangrovları restore etmeye, şehirlerin sıcaklığını düşürmek için ağaç dikmeye kadar doğaya dayalı adaptasyon çözümleri dönüştürücü bir etkiye sahip olabilir.

Tüm şehirlerin, kentsel ve bölgesel ekosistemleri korurken, doğal kaynakların topluluklarını artan iklim risklerinden nasıl koruyabileceklerini ve herkes için daha iyi bir yaşam kalitesi yaratabileceklerini değerlendirme zamanı.

Kaynak: wri.org + https://geagindia.org/

 

 

Alican Engin

Alican Engin

Çevre Aktivisti

İlginizi Çekilebilecek Odaklar

Facebook Yorumları

YORUMLAR